Son Dakika Haberler
5 Şubat 2013 Salı
Cem Yılmaz Sorusuna Esprili Yanıt
Şahan Gökbakar, Cem Yılmaz ile sorunlarının 1940'lı yıllara dayandığını söyledi.
Ünlü komedyen Şahan Gökbakar; gişede 2 milyona yaklaşan filmi 'Celal ile Ceren'i önceki gün Ümraniye Cinemaximum'da seyircilerle birlikte izledi. Filmin yönetmeni Togan Gökbakar; başrol oyuncusu Ezgi Mola ve yapımcısı Emrah Çoban'ın da katıldığı gösterimde kahkahalar eksik olmadı. Soruları yanıtlayan Gökbakar; Cem Yılmaz ile aralarındaki rekabetle ilgi sorulara esprili bir yanıt verdi: "Bizim aramızdaki sorun 1940'lı yıllara dayanır. Onun dedesi, bizim büyük kuzeni vurmuş. Bizimkiler de karşılık vermiş ve sorun böyle başlamış."
ÇANTASINI DİLİNE DOLADI
Rol arkadaşı Ezgi Mola'nın çantasını da diline dolayan ünlü komedyen; "Ezgi Hanım'ın çantası, bizim muhasebecininkiyle aynı" diyerek çantayı koluna taktı. Daha sonra izleyicilerin alkışları arasında salona giren ikili; hem filmi izledi, hem de sinemaseverlerle birlikte bol bol kahkaha attı.
5 Bin Türk Çocuk Hristiyanlara Verildi
Avrupa'da yaşayan Türk çocukları, herhangi bir yargı kararı olmaksızın alınıp, Hristiyan ailelere veriliyor.
Avrupa'da yaşayan Türk ailelerinin çocukları, herhangi bir yargı kararı olmaksızın alınıp, Hristiyan ailelere veriliyor.
TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa'nın değişik ülkelerinden Türk çocukların ailelerinden koparılıp Hristiyan ailelere verildiğine ilişkin dilekçeler aldıklarını anlattı.
TAM BİR ASİMİLASYON!
"Bu olay tam bir asimilasyon" diyen Üstün, "Bu olayın hiçbir insani yönü yok. Çünkü uluslararası hukuk açısından da sakat bir süreç. Velayet hakkı kutsaldır ve ailelerin en temel hakkıdır. Maalesef Avrupa'daki gençlik daireleri, hiçbir yargı kararı olmadan basit bahanelerle Türk çocukları ailelerinden koparıp Hristiyan ailelere veriyor" ifadelerini kullandı.
Üstün, Türk çocukların ailelerinden koparıldıktan sonra anne ve babasıyla görüşmesinin dahi yasaklandığını söyledi.
Şu anda 5 binden fazla çocuğun bu şekilde Hristiyan ailelere verildiğine dikkati çeken Üstün, şöyle devam etti:
"Türk çocuklarını ailelerinden koparıp Hristiyan ailelere vermek, tamamen bir asimilasyondur. Geçen gün bir örneğini de gördük, Sakarya'ya gelen kız çocuğu Türkçe konuşmayı unutmuş. İnsanın temel kişiliğini ortaya koyan unsurlardan biri dili, diğeri de dinidir. Dilini kaybetmiş, dini konusunda sorgulama yapamıyoruz. Tehlike bu kadar büyük yani. Dolayısıyla bu acı bir durum. Daha önce Dersim'de 3 bin civarında çocuk ailelerinden koparılıp subaylara verilmişti ve bu bir dram olarak anlatılmıştı. Şimdi gözümüzün önünde 5 binden fazla Türk kökenli ailenin çocukları alınıp, başka ailelere veriliyor. Çocukla aile arasındaki tüm diyalog koparılmış durumda ve görüşmesi yasak. Bu da tam bir dram ve bunun üzerine gitmek gerekiyor."
TÜRKİYE'YE İNSAN HAKLARINDAN BAHSEDEN AVRUPA'NIN YAPTIĞI
Üstün, çocukların ailelerden alınması için herhangi bir yargı kararının alınmadığını ve bu nedenle hukuka aykırı bir sürecin olduğunu vurguladı.
Uygulamanın insan haklarına da aykırı olduğunu savunan Üstün, "Bu uygulama tamamen bir asimilasyon. Bunun başka bir tarifi olamaz. Tam bir asimile süreci ve hukuka aykırı. Buna benzer Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Hristiyan aileden alınıp Yehova Şahidi bir aileye verilen bir çocuğa ilişkin kararı var ve bu kararda uygulama yanlış olarak değerlendiriliyor. Bu tamamen insan haklarına aykırı. İslam kültürüyle büyüyen bir çocuğu adli karar olmadan alıp Hristiyan aileye vermek asimilasyondur" diye konuştu.
SÜREKLİ DİLEKÇE VERİYORLAR
Komisyon olarak konuya ilişkin bir çalışma yapacaklarına dikkati çeken Üstün, şunları söyledi:
"Bu konuyla alakalı çok sayıda dilekçe aldık. Vatandaşlarımız bize başvuruyor. Biz de komisyon olarak bununla alakalı bir çalışma yapacağız. Ahlaki açıdan son derece sakat bir süreç. Tabi her insanımız çocuğuna iyi davranmıyor olabilir, bu durumda da Türk aileden alınan çocuk başka bir Müslüman aileye verilebilirdi. En azından yakın kültür içinde yetişmesi sağlanırdı. Avrupa'da çok başarılı insanlarımız da var. Bu ailelere verilebilir çocuklar."
Avrupa'da yaşayan Türk ailelerinin çocukları, herhangi bir yargı kararı olmaksızın alınıp, Hristiyan ailelere veriliyor.
TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa'nın değişik ülkelerinden Türk çocukların ailelerinden koparılıp Hristiyan ailelere verildiğine ilişkin dilekçeler aldıklarını anlattı.
TAM BİR ASİMİLASYON!
"Bu olay tam bir asimilasyon" diyen Üstün, "Bu olayın hiçbir insani yönü yok. Çünkü uluslararası hukuk açısından da sakat bir süreç. Velayet hakkı kutsaldır ve ailelerin en temel hakkıdır. Maalesef Avrupa'daki gençlik daireleri, hiçbir yargı kararı olmadan basit bahanelerle Türk çocukları ailelerinden koparıp Hristiyan ailelere veriyor" ifadelerini kullandı.
Üstün, Türk çocukların ailelerinden koparıldıktan sonra anne ve babasıyla görüşmesinin dahi yasaklandığını söyledi.
Şu anda 5 binden fazla çocuğun bu şekilde Hristiyan ailelere verildiğine dikkati çeken Üstün, şöyle devam etti:
"Türk çocuklarını ailelerinden koparıp Hristiyan ailelere vermek, tamamen bir asimilasyondur. Geçen gün bir örneğini de gördük, Sakarya'ya gelen kız çocuğu Türkçe konuşmayı unutmuş. İnsanın temel kişiliğini ortaya koyan unsurlardan biri dili, diğeri de dinidir. Dilini kaybetmiş, dini konusunda sorgulama yapamıyoruz. Tehlike bu kadar büyük yani. Dolayısıyla bu acı bir durum. Daha önce Dersim'de 3 bin civarında çocuk ailelerinden koparılıp subaylara verilmişti ve bu bir dram olarak anlatılmıştı. Şimdi gözümüzün önünde 5 binden fazla Türk kökenli ailenin çocukları alınıp, başka ailelere veriliyor. Çocukla aile arasındaki tüm diyalog koparılmış durumda ve görüşmesi yasak. Bu da tam bir dram ve bunun üzerine gitmek gerekiyor."
TÜRKİYE'YE İNSAN HAKLARINDAN BAHSEDEN AVRUPA'NIN YAPTIĞI
Üstün, çocukların ailelerden alınması için herhangi bir yargı kararının alınmadığını ve bu nedenle hukuka aykırı bir sürecin olduğunu vurguladı.
Uygulamanın insan haklarına da aykırı olduğunu savunan Üstün, "Bu uygulama tamamen bir asimilasyon. Bunun başka bir tarifi olamaz. Tam bir asimile süreci ve hukuka aykırı. Buna benzer Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Hristiyan aileden alınıp Yehova Şahidi bir aileye verilen bir çocuğa ilişkin kararı var ve bu kararda uygulama yanlış olarak değerlendiriliyor. Bu tamamen insan haklarına aykırı. İslam kültürüyle büyüyen bir çocuğu adli karar olmadan alıp Hristiyan aileye vermek asimilasyondur" diye konuştu.
SÜREKLİ DİLEKÇE VERİYORLAR
Komisyon olarak konuya ilişkin bir çalışma yapacaklarına dikkati çeken Üstün, şunları söyledi:
"Bu konuyla alakalı çok sayıda dilekçe aldık. Vatandaşlarımız bize başvuruyor. Biz de komisyon olarak bununla alakalı bir çalışma yapacağız. Ahlaki açıdan son derece sakat bir süreç. Tabi her insanımız çocuğuna iyi davranmıyor olabilir, bu durumda da Türk aileden alınan çocuk başka bir Müslüman aileye verilebilirdi. En azından yakın kültür içinde yetişmesi sağlanırdı. Avrupa'da çok başarılı insanlarımız da var. Bu ailelere verilebilir çocuklar."
4 Şubat 2013 Pazartesi
2013 Yılı Hac Ön Kayıtları Başladı
2013 yılı hac ön kayıtları bugün başlarken 22 Şubat 2013 tarihinde sona erecek.
Hac'a gidebilmek için il ve ilçe müftülüklerine kayıt yaptırılabileceği belirtilerek kayıt yenileyecek veya ilk defa kayıt yaptıracak hacı adayları için şu açıklamada bulunuldu:
"2012 kuraya katılıp kura sonrasında hacca gidemeyenlerin kayıt yenileme işlemleri internet ortamında Diyanet İşleri Başkanlığı'nca yapılacaktır. Ancak 2012 yılı ön kayıt dilekçesinde belirttiği il, ilçe hac konaklama türleri ve birlikte kuraya girecek kişilerde değişiklik yapmak isteyenler ile müracaatından vazgeçmek isteyen hacı adayları müftülüklere başvurarak gerekli değişiklikleri müracaat süresi içerisinde yaptıracaklardır. İlk defa kayıt yaptıracak hacı adaylarıyla, bunlardan kuraya birlikte katılarak beraber hacca gitmek isteyenler, ön kayık ücretlerini bankaya yatırarak müracaatlarını internet ortamında Diyanet İşleri Başkanlığının http: //hac.diyanet.gov.tr internet adresinden yapabilecekleri gibi, doğrudan müftülüklerden temin ederek dolduracakları form dilekçe ile il ve ilçe müftülüklerine müracaat ederek de yapabileceklerdir." - ERZURUM
Hac'a gidebilmek için il ve ilçe müftülüklerine kayıt yaptırılabileceği belirtilerek kayıt yenileyecek veya ilk defa kayıt yaptıracak hacı adayları için şu açıklamada bulunuldu:
"2012 kuraya katılıp kura sonrasında hacca gidemeyenlerin kayıt yenileme işlemleri internet ortamında Diyanet İşleri Başkanlığı'nca yapılacaktır. Ancak 2012 yılı ön kayıt dilekçesinde belirttiği il, ilçe hac konaklama türleri ve birlikte kuraya girecek kişilerde değişiklik yapmak isteyenler ile müracaatından vazgeçmek isteyen hacı adayları müftülüklere başvurarak gerekli değişiklikleri müracaat süresi içerisinde yaptıracaklardır. İlk defa kayıt yaptıracak hacı adaylarıyla, bunlardan kuraya birlikte katılarak beraber hacca gitmek isteyenler, ön kayık ücretlerini bankaya yatırarak müracaatlarını internet ortamında Diyanet İşleri Başkanlığının http: //hac.diyanet.gov.tr internet adresinden yapabilecekleri gibi, doğrudan müftülüklerden temin ederek dolduracakları form dilekçe ile il ve ilçe müftülüklerine müracaat ederek de yapabileceklerdir." - ERZURUM
iPhone 6 böyle olabilir!
Phone'la ilk tanıştığımızdan bu yana telefonda önemli geliştirmeler yapıldı. Ancak çoklu dokunmatik gibi büyük teknolojik sıçrayışlar, her zaman gerçekleşmiyor. Ancak iPhone 6'da geliştirilmeye açık alanlar hala var. İşte iPhone 6'da görebileceğimiz 7 yenilik.
1. Yeni kamera: Geçmişte Apple'a kamera sensörleri sağladığı bilinen Sony, 2013'te çok küçük bir alana sığabilen 13 megapiksellik bir sensör ortaya çıkaracak. Bu sensörün yüksek bir düşük ışık performansı sunması bekleniyor.
2. 4G'nin gelişimi: Gelecekteki iPhone'u sadece 1800MHz 4G bandını değil, çok daha fazla 4G ağını desteklemesi bekleniyor.
3. Wi-Fi 802.11ac: iPhone 5'in Wi-Fi bağlantısı, önceki iPhone'lara göre daha iyi. Ancak yeni nesil bir Wi-Fi teknolojisi çıkmak üzere ve bu, telefonun kablosuz ağlarda 500Mbps hızlarına ulaşmasını sağlayabilir.
Rusya-Gürcistan ticareti yeniden şekilleniyor
Heyetin, Rus Halk Sağlığı Dairesi Başkanı Gennadiy Onişenko ile bir araya gelerek Gürcü şarabının, maden suyunun ve diğer ürünlerin Rusya pazarına sunulmasını görüşeceği bildirildi.
Gürcistan'ın Rusya ile İlişkiler Özel Temsilcisi Zurab Abaşidze, Gürcistan heyetinin, Onişenko'yla Gürcistan ile Rusya arasındaki ticari ilişkilerin yeniden sağlanması ve Gürcü tarım ürünlerinin Rusya pazarına geri dönmesi konularını tartışacağını dile getirerek, görüşmeler sonunda olumlu sonuçlar alınabileceğini ifade etti.
Öte yandan Gürcistan'da Uluslararası Çatışma ve Müzakere Araştırma Merkezi'nin organizatörlüğünde Rus uzmanların da katılımıyla "2012 Seçimlerinden Sonra Gürcistan ve Rusya-Gürcistan İlişkilerinin Gelecek Beklentileri" başlıklı bir konferans düzenlendi. Uzmanlar, düzenlenen etkinlikte hazırladıkları raporları sundu.
Konferans arasında değerlendirmelerde bulunan Rus siyasi analist Fyodor Lukyanov, "Tamamıyla sıkıntılı bir dönemin ardından şimdi ne yapılabileceği daha da anlaşılabilir hale geldi. Öncelikli olarak bu, ekonomik bağların ve insani ve kültürel temasların yenilenmesi anlamına geliyor. Umarım Rus tarafı bu konuda biraz daha esnek olabilir ve Gürcistan vatandaşları için vize süreci konusunda biraz daha işbirlikçi davranır, çünkü burada Rus vizesi almak neredeyse imkansız" ifadelerini kullandı.
Gürcistan'ın Rusya ile İlişkiler Özel Temsilcisi Zurab Abaşidze, Gürcistan heyetinin, Onişenko'yla Gürcistan ile Rusya arasındaki ticari ilişkilerin yeniden sağlanması ve Gürcü tarım ürünlerinin Rusya pazarına geri dönmesi konularını tartışacağını dile getirerek, görüşmeler sonunda olumlu sonuçlar alınabileceğini ifade etti.
Öte yandan Gürcistan'da Uluslararası Çatışma ve Müzakere Araştırma Merkezi'nin organizatörlüğünde Rus uzmanların da katılımıyla "2012 Seçimlerinden Sonra Gürcistan ve Rusya-Gürcistan İlişkilerinin Gelecek Beklentileri" başlıklı bir konferans düzenlendi. Uzmanlar, düzenlenen etkinlikte hazırladıkları raporları sundu.
Konferans arasında değerlendirmelerde bulunan Rus siyasi analist Fyodor Lukyanov, "Tamamıyla sıkıntılı bir dönemin ardından şimdi ne yapılabileceği daha da anlaşılabilir hale geldi. Öncelikli olarak bu, ekonomik bağların ve insani ve kültürel temasların yenilenmesi anlamına geliyor. Umarım Rus tarafı bu konuda biraz daha esnek olabilir ve Gürcistan vatandaşları için vize süreci konusunda biraz daha işbirlikçi davranır, çünkü burada Rus vizesi almak neredeyse imkansız" ifadelerini kullandı.
Brezilya'da uçak düştü: 5 ölü
Polis, Sao Paulo kentine giren çift motorlu Beechcraft King Air C-90 tipi uçağın, ülkenin güneydoğusunda bir tarlaya düştüğünü belirtti.
Uçaktaki 5 kişinin öldüğü belirtilirken, kazanın nedeninin araştırıldığı bildirildi.
Kazanın, şiddetli yağışlardan kaynaklandığı sanılıyor.
Sarai Sierra’nın Ölümü
21 Ocak'tan beri kendisinden haber alınamayan ABD'li Sarai Sierra'nın cesedi önceki gün Sarayburnu'ndaki surlarda bulunmuştu. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kaplan, emniyette ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılan 21 şüpheli ile Sierra’nın bedeninde bulunması muhtemel kan, doku ve tükürük örneklerinin karşılaştırmasının yapılabilmesi için öğle saatlerinde mahkemeye başvurdu.
Savcılığın talebini akşam saatlerinde karara bağlayan İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi, 21 kişinin örneklerinin alınmasını karar verdi. Yarın 21 kişinin Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek örneklerinin alınması bekleniyor.
“EŞİVEKARDEŞİ,SAVCIYAİFADEVERDİ"
Öte yandan öğle saatlerinde Sierra’nın eşi Stevens Sierra ile kardeşi David Jimenez’i savcılık müşteki olarak ifadeye çağırdı. Müşteki sıfatıyla ifade veren kardeşi ve eşi, Sierra’nın öldürülmesine ilişkin bilgilerinin olmadığını belirtti. Aile, Sierra’nın Danimarka’dan sonra İstanbul’a gezmek için geldiğini belirtti.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





